Kanser nedir?

Kanser nedir?

İnsan vücudunda oluşan tümörler iyi huylu (selim) veya kötü huylu (habis) olabilmektedir. Tümörler kaynaklandıkları dokulara göre farklı isimler alabilirler. Örneğin epitel hücrelerinden kaynaklanan kötü huylu tümörlere genel olarak “kanser” ismi verilirken, bağ dokusu hücrelerinden kaynaklanan kötü huylu tümörler ise “sarkom” olarak isimlendirilmektedirler.1

İyi huylu (selim) tümörler genelde yuvarlak, sınırları düzenli, kolaylıkla hareket ettirilebilen, kapsüllü kitlelerdir. Elle dokunulduğunda çoğunlukla sert olarak hissedilirler. Bazı selim tümörler ise yumuşak olarak hissedilebilirler. Selim tümörler çevresindeki dokuları iterek gelişirler. Bu gelişime rağmen uzak doku ve organlara yayılmazlar. Selim tümörler, cerrahi girişim ile kapsülleri ile birlikte tamamen çıkarılırlarsa aynı yerde yeniden gelişmezler.1

Kötü (habis) huylu tümörler  kıvamları oldukça serttir ve düzensiz bir şekle sahiptirler. Hızla büyüme eğilimi gösterirler. Habis tümörler, selim tümörler gibi gerçek bir kapsüle sahip değildirler. Habis tümörlerin önemli bir diğer özelliği de yakınındaki dokulara veya uzaktaki dokulara (metastaz) yayılabilmeleridir. Habis tümörlere ait hücreler kan veya lenf dolaşımı ile uzak doku ve organlara ulaşarak oralarda yeni tümör kitlelerinin (metastatik tümör) oluşturabilirler

Bir organ veya dokudaki farklılaşmış olan hücrelerin kontrolsüz bir şekilde çoğalması sonucu ortaya çıkan hastalık kanser olarak isimlendirilmektedir. Tümörler çoğalan bu kanser hücrelerinin bir araya gelerek oluşturdukları kitlelerdir.1

Kanser Belirtileri

Kanserin belirtilerinin farkında olmak hastalığın erken teşhisi için çok önemlidir, ancak bu belirtilerin birinin veya daha fazlasının görülmesi o kişi de kanser olduğunu göstermez.2

  • Açıklanamayan kilo kaybı: Özellikle akciğer, mide, pankreas ve yemek borusu kanseri gibi kanserlerin bazen ilk belirtisi açıklanamayan kilo kaybı olabilmektedir.2

  • Ateş: Kanserlerde yüksek ateş görülmekle birlikte genelde ileri evre kanser hastalarında sıktır. Kan kanseri ve lenf bezi tümörlerinde ise ilk belirtilerden biri olabilir.2

  • Halsizlik: Kan kanseri, mide veya kalın bağırsak kanseri gibi kanserlerde kansızlığa bağlı olarak hastalığı erken aşamalarında ortaya çıkabilir.2

  • Ağrı: Kemik veya testis tümörlerinde ağrı bazen ilk belirti olabilmektedir. Fakat genellikle ileri evre kanserlerde görülmektedir.2

  • Memede veya vücutta hissedilen kitleler: Özellikle testis, meme, lenf bezi veya yumuşak doku tümörleri kendilerini cilt altında bir kitle veya şişlik olarak hissettirebilirler.2

  • Cilt değişiklikleri: Cilt tümörlerinin dışında iç organlara ait tümörler nedeniyle de ciltte değişikler görülebilir. Bazı kanserlerde sarılık, ciltte koyulaşma veya kızarıklık görülebilmektedir.2

  • Kanama: Vücutta herhangi bir yerde olağan dışı kanama birçok kanserde erken veya geç dönemlerinde görülebilmektedir. Özellikle dışkıda kan görülmesi kalın bağırsak, balgamda kan görülmesi akciğer, idrarda kan görülmesi mesane, sebepsiz vajinal kanama ise rahim veya rahim ağzı kanserinin belirtisi olabilmektedir.2

  • Dışkı veya idrar yapma alışkanlığında değişiklik: Uzun süreli kabızlık, ishal veya dışkı boyutundaki değişim kalın bağırsak kanserinin ilk belirtisi olabilir. İdrar yaparken sancı veya idrarda kan görülmesi ile idrar yapma sıklığının değişmesi prostat veya mesane kanserinin ilk belirtileri olabilmektedir.2

  • Horlama ve öksürük: Horlama gırtlak kanserinin, inatçı ve geçmeyen öksürük ise akciğer kanserinin ilk belirtileri olabilir.2

  • Ben ve siğillerdeki değişiklikler: Vücutta uzun yıllardır bulunan ben veya siğillerdeki şekil, boyut veya renklerinde aniden ortaya çıkan bir değişiklik durumunda hemen bir doktora danışılmalıdır. Melanom olarak isimlendirilen cilt tümörlerinde erken teşhis ile tedavi şansı yükselmektedir.2

Kanserde Genel Risk Faktörleri

Kanser birçok nedene bağlı olarak gelişir. Ailedeki hastalıklar (genetik), genel sağlık durumu, beslenme alışkanlıkları, kişisel davranışlar ve çevresel faktörler kanser gelişimi ile ilişkilidir. Bunlar içinde kanser gelişimi için en az etkili olan etken genetik yapıdır. Çevresel faktörler ise kişilerin kendi kontrolünde (sigara içmek, diyet, cinsel alışkanlıklar) veya kontrolü dışında (kirli havanın solunması ya da kirlenmiş su tüketilmesi) etkileyerek kanser gelişimine neden olabilmektedir.3

Kanserde Genel Risk faktörleri:2,3

Genetik: Aileden kalıtımsal olarak geçen genler ile ilgilidir. Ailesinde bir kişide genç yaşta kanser teşhis edilenlerde, üç veya daha fazla kuşakta aynı tip kanser görülenlerde, anne veya baba tarafından üçten fazla kanser vakası olan kişilerde ve ailesinde bir kişide iki veya daha fazla farklı tip kanser bulunanlarda kanser gelişme riski yüksektir.2

Yaş: Pek çok kanser türü ileri yaşlarda gelişir. Kanser görülme riski 50 yaşın üstündeki kişilerde daha yüksektir.2

Cinsiyet: Bazı kanser türleri kadın ve erkek cinsiyetle ilişkilidir. Örneğin prostat erkeklerde olan bir bez olduğu için, prostat kanseri sadece erkeklerde görülür. Meme kanseri ise hem kadın hem de erkeklerde görülebilir, ancak kadınlarda meme kanseri gelişme riski daha yüksektir.2

Cilt: Cilt kanseri beyaz tenli ve sarışın kişilerde daha sık görülmektedir.2

Irk: Belirli tip kanserler bazı ırklarda daha sık görülür. Örneğin Amerikalı siyahilerde prostat kanseri daha sık görülmektedir.2

Sigara ve tütün dumanı: Sigara ve tütün dumanı akciğer, gırtlak, ağız içi, yemek borusu, böbrek ve mesanede kanser gelişimi riskini ciddi oranda artırabilen kanserojen maddeler içerir. Kanserlerin yaklaşık %30’u sigara ile ilişkili olarak gelişmektedir.3

Kimyasal maddeler: Havanın ya da suların endüstriyel atıklarla veya asbest ile kirlenmesi kanser riskini artırır. Günümüzde birçok kimyasal maddenin kansere neden olduğu bilinmekte ve birçoğunun da kanser gelişimine neden olabileceği düşünülmektedir. Örnek olarak asbeste maruziyeti akciğer kanseri ve mezetelyomaya (akciğeri çevreleyen zarların kanseri) yol açabilmektedir. Tarım ilaçlarına maruziyetin ise lösemi ve Hodgkin dışı lenfoma gibi kan kanserlerinin gelişimi için yüksek risk taşıdığı tespit edilmiştir.3

Radyasyon: Radyasyon kanser gelişimi için önemli bir risk unsurudur. Güneşten  gelen UV radyasyona maruziyet cilt kanserine neden olabilmektedir. Röntgen için kullanılan X ışınları ise  iyonizan radyasyondur ve yüksek doz x-ışını almak kanser riskini artırır. Topraktan kaynaklanan radyoaktif bir gaz olan radon gazı da akciğer kanseri riskini artırmaktadır.3

Diyet: Beslenme ile alınan bazı maddeler kanser gelişim riskini artırabilir. Örneğin doymamış yağlardan zengin bir beslenme alışkanlığına sahip olmak ve obezitenin, ince bağırsak, meme ve prostat kanseri gelişimi ile ilişkili olduğu bilinmektedir. Yüksek miktarda alkol tüketimi ise yemek borusu ve baş-boyun kanserleri için risk faktörüdür. Uzun süreli tütsülenmiş, salamura yapılmış veya ateşte kızartılmış et tüketiminin mide kanseri riskini artırdığı bilinmektedir. Ayrıca aşırı kilolu kişiler de meme, ince bağırsak, rahim, böbrek ve yemek borusu kanseri gelişimi için daha fazla risk taşımaktadırlar.3

Enfeksiyon: Belirli enfeksiyon etkenleri kansere neden olabilirler. Bazı virüslerin kansere yol açtıkları kesin olarak bilinmekte, bazılarının da kansere neden olabileceği düşünülmektedir. Örneğin insan Papillomavirüs (HPV) kadınlardaki rahim ağzı kanserinin, erkeklerde ise penis ve anal kanserinin temel sebeplerinden bir tanesidir. Hepatit B ve Hepatit C virüsü de karaciğer kanseri gelişimine neden olabilmektedir. Retrovirüs ismi verilen virüslerin ise lenfoma ve bazı kan hastalıkları ile ilişkili oldukları gösterilmiştir. Bazı virüsler ise ilginç olarak bulundukları coğrafi bölgelerde kansere yol açarken diğer yerlerde kansere neden olmayabilirler. Örnek olarak Epstein-Barr virüsü Afrika’da Burkitt lenfomasına neden olabilirken, Çin’de ise nazofarenks kanserine neden olmaktadır.3

Bazı bakteriler de kanser gelişimine neden olabilmektedir. Örneğin Helicobacter pylori isimli bakteri aslında mide ülserleri ile ilişkiliyken, mide kanseri ve mide lenfoması riskini de artırabilmektedir.3

Bazı ilaçlar: Bazı ilaçların kanser riskini artırabildiği gösterilmiştir.3

Coğrafya: Kişilerin yaşadığı coğrafi bölge ve kanser gelişimi arasında bir ilişki vardır. Bu ilişki çok karmaşıktır ve tam olarak anlaşılamamıştır. Genetik, beslenme alışkanlıkları ve çevresel faktörler kanser gelişiminin nedenleri arasında yer alabilmektedir. Örneğin Japonya’da meme ve bağırsak kanseri daha az görülürken, Amerika Birleşik Devletlerine göç eden Japonlarda bu iki kanserin görülme sıklığı artar ve diğer Amerikalılar ile aynı oranlara ulaşır.3

Kanser Taramaları

Kanser gibi önemli bir konuda toplum farkındalığının sağlanması ve kanser taramalarının uygulanması, kanserle mücadele için en etkili yöntemlerin başında gelmektedir. Ülkemizde, Dünya Sağlık Örgütü’nün önerdiği üç kanser türü için tarama yapılmaktadır.4

Kadınlarda meme kanseri taramaları;4

  • Ayda bir kendi kendine meme muayenesi (KKMM) yapması için kişilere danışmanlık verilmesi,

  • Yılda bir klinik meme muayenesi,

  • 40-69 yaş arası kadınlara 2 yılda bir mamografi çekilmesi.

Kadınlarda rahim ağzı kanseri taramaları;4

  • 30-65 yaşları arasındaki kadınlarda 5 yılda bir smear ve HPV-DNA testi yapılması.

Kolorektal kanser taramaları;4

  • 50-70 yaş aralığındaki erkek ve kadınlarda 2 yılda bir dışkıda gizli kan testi yapılması,

  • 50-70 yaş arasında 10 yılda bir kolonoskopi yapılmaktadır.