Türkiye’de Kansere Karşı Hangi Önlemler Alınıyor?

Türkiye’de Kansere Karşı Hangi Önlemler Alınıyor?

Günümüzde büyük bir sağlık sorunu olan kansere karşı ülkelerin aktif olarak yürüttüğü bazı çalışmalar bulunuyor. Ülkemizde de Sağlık Bakanlığı’nın yürüttüğü, halkı kanserden korumaya yönelik birtakım çalışmalar gerçekleştiriliyor. Peki çalışmalar hangi alanları kapsıyor?

• Tütün Kontrol Çalışmaları

Tütün kullanımının en yaygın şekli olan sigarayla mücadele sağlık politikalarının ana unsurlarından birisi olmuştur. Bu konuda yapılan ilk yasal düzenleme 1996 yılında yürürlüğe girdi. 2004 yılında Dünya Sağlık Örgütü tarafından kabul edilen Tütün Kontrolü Çerçevesi Sözleşmesi (TKÇS), TBMM’de kabul edilerek yürürlüğe girdi ve sonrasında Ulusal Tütün Kontrolü Programı hazırlandı. Hazırlanan program dahilinde ‘’%100 Dumansız Hava Sahası’’ ve ‘’Alo 171 Sigara Bırakma Danışma Hattı’’ uygulamaları başlatıldı. Bunun dışında; tütün vergi oranlarında artış, sigara denetimlerinde izleme teknolojilerinin kullanılması, sigara paketleri üzerinde düzenlemeler ve sigara polikliniklerinin sayısının artırılması gibi önlemler alındı. Bütün bu sağlık politikalarının sonucunda 1993 yılında %33,6 olan sigara tüketimi 2012 yılında %27’ye kadar düştü. Kişi başı sigara tüketimi ise 2000-2011 yılları arasında %25,9 oranında azaldı. Ayrıca; 19 Temmuz 2009 – 1 Temmuz 2010 arasında, İstanbul’da yapılan araştırma sonuçlarına göre solunum yolu enfeksiyonu ve astım krizi nedeniyle olan başvurularda %20 civarında azalma tespit edildi.

• Türkiye Alkol Kontrolü Eylem Planı

“Ulusal Alkol Kontrol Eylem Planı” Çerçevesinde 24 Mayıs 2013 tarihinde yürürlüğe giren 6487 sayılı kanunda 10 Haziran 2014 tarihinde yeni düzenlemeler yapıldı. Bu yasal düzenlemeyle birlikte Ulusal Alkol Kontrolü Eylem Planı Çalışmaları da devam ediyor. Çalışma kapsamında, alkolün zararlı kullanımını önlemek ve azaltılmasını sağlamak amaçlanmaktadır. Ayrıca, alkole bağlı zararların nasıl azaltılacağı konusunda çözüm önerileri sunulması da hedeflenmektedir.

• Türkiye Obezite (Şişmanlık) ile Mücadele ve Kontrol Programı

2010 yılında başlatılan Türkiye Obezite (Şişmanlık) ile Mücadele ve Kontrol Programı ile ülkemizde görülme sıklığı giderek artan, çocukları ve gençleri etkileyen bu hastalıkla mücadele etmek hedeflendi. Toplumun obezite konusunda bilgi düzeyini artırmak, düzenli fiziksel aktivite alışkanlığı kazanmalarını sağlamak ve bireylerin dengeli beslenme düzeni kazanmalarına teşvik etmek gibi eylemlerle obezite ve obeziteye bağlı hastalıkların görülme sıklığının azaltılması yönünde çalışmalar yapıldı. Ayrıca çeşitli kamu kurum ve kuruluşları, üniversiteler, özel sektör, sivil toplum kuruluşları vb. pek çok kurum ve kuruluş tarafından obezitenin önlenmesine yönelik çeşitli programlar, projeler ve eğitim çalışmaları sürdürülmektedir.

• Türkiye Asbest Kontrolü Stratejik Planı

Asbest kontrolüne yönelik ilk çalışmalar 2009 yılında başladı. Özellikle Türkiye’nin jeolojik yapısına bağlı olarak hem mesleki hem de çevresel asbest temasının yoğun olmasından dolayı farklı bölgelerde analiz ve ıslah çalışmaları yürütüldü. Bu çalışmalar için; köylere gidilerek toprakla temasın olabileceği yerler tespit edildi. Tespit edilen bölgelerde düzenlemeler gerçekleştirildi. Özellikle birçok evin boyanması sağlandı, köy yolları asfaltlandı ve eğitim çalışmaları yürütüldü. Kasım 2013 yılında Sağlık Bakanlığı Kanser Daire Başkanlığı ve Çevre Daire Başkanlığı koordinatörlüğünde başlatılan Ulusal Asbest Islah Projesi 2 fazdan oluşmaktadır. Bu proje ilk etapta 30 ilde başlatıldı. İllerden asbestin sebep olduğu hastalıklar ile ilgili son beş yıllık veriler toplandı ve gelen verilerin derlenmesi sonucunda asbeste bağlı hastalıkların görüldüğü başka iller de proje kapsamına eklendi. Şu an ise 63 ilde örnek alım çalışmaları tamamlandı ve TÜBİTAK'ta yapılan analizler sonucunda 2.faz olan ıslah aşamasının planlanmasına geçildi.

• Ulusal Radon Haritalaması

Türkiye'de 81 ilde yapılacak ölçümlerle “Türkiye Radon Haritası” oluşturulması ve sonrasında ”Ulusal Radon Kontrol Programı” geliştirilmesi planlandı. Bu program için Türkiye Atom Enerjisi Kurumu (TAEK) ile işbirliğine gidildi ve ölçüm yapacak personel için eğitimler düzenlendi. Proje kapsamında Türkiye İstatistik Kurumu’ndan 65.000 hanenin adresi alındı; proje sonrasında DSÖ tarafından belirtilen standart değerlerin üstünde radon ölçümü yapılan yerlerde ıslah çalışmaları başlatılması planlandı.

• Solaryum Merkezleri ve Solaryumlar

CDC, ICNIRP, DSÖ gibi pek çok uluslararası sağlık kuruluşu tarafından sağlık etkileri ve özellikle de kanserojen etkisi dolayısıyla solaryumların kullanımına dair belirli kısıtlamalar getirilmesi gerektiği belirtilmiştir. Bu ajansların yayınladıkları raporlarda özellikle 35 yaş altındaki kişilerin melanom geliştirme riski diğer yaş gruplarından yüksek olduğundan ülkelerde özellikle 18 yaşından küçükler için kısıtlamaların önemi vurgulandı. Bu nedenle birçok ülkede 18 yaşından küçük bireylerin solaryum kullanması yasaklandı. Ülkemizde bu alanda yapılan çalışmalar dahilinde solaryumun kanserojen etkilerine dair bilimsel rapor hazırlandı ve uluslararası raporlar incelendi. Hazırlanan rapor sonucunda solaryum cihazlarının kullanımına yönelik 18 yaşından küçük bireyler için yasaklanması ya da ebeveyn onayı olmadan kullanımının kısıtlanması için çalışmalar başlatıldı.

• Elektromanyetik Alanların Sağlık Etkilerinin İzlem ve Değerlendirilmesi

Mevcut bilimsel verilere bakıldığında baz istasyonlarının ya da cep telefonlarının kansere yol açtığına dair net bir kanıt bulunmamaktadır. Türkiye’de bulunan baz istasyonlarının kurulumu ve çalışmaları sırasındaki elektromanyetik alan yayınımları Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) tarafından denetlenmektedir. Baz istasyonlarının kanser yapıcı etkileri Türkiye’nin de üyesi olduğu Uluslararası Kanser Araştırma Ajansı (IACR) tarafından takip edilmektedir.

• Kanser Raporları

Uluslararası Kanser Önleme Ajansı (IARC)’ın 24 aktif üyesinden biri olarak güncel bilimsel veriler Sağlık Bakanlığı tarafından takip edilmekte ve kanserojen olan ya da olduğu iddia edilen maddelere yönelik bilimsel raporlar hazırlanmaktadır. “Elektromanyetik Alanlar Cep Telefonları ve Kanser Raporu”, “Hipertermik Radyoterapi Raporu” ve “Homeopati Raporu” gibi raporlar basın ve kamuoyu ile zaman zaman paylaşılmaktadır.

• Epidemiyolojik Araştırmalar

Kanser ve kansere sebep olabilecek etkenler ile ilgili vatandaş, kamu veya özel kuruluşların talep, görüş, şikayetleri ve basında çıkan haberler değerlendirilip, mevcut verilerle gereken araştırmalar yapılarak, gerekli durumlarda danışma kurullarının da görüşleri alınarak cevaplar hazırlanmaktadır.

Kansere karşı hayata geçirilen tüm bu önlemleri değerli buluyoruz. Kanseri önlemek için atılacak tüm adımlarla vaka sayılarının daha da düşmesini umut ediyoruz.

Referanslar:

1) Türkiye Cumhuriyeti Sağlık Bakanlığı Türkiye Halk Sağlığı Kurumu. 2013-2018 Ulusal Kanser Kontrol Planı.